Dönün Sine-i Millete Yeter
Ülkemizde gelir dağılımı adaletsiz, vergi sistemi adaletsiz, eğitimde fırsat eşitliği adaletsiz. Hatta adaletin kendisi bile adaletsiz. Ama gelin görün ki bu topraklarda, adaletsizliğe itiraz edenlerin sesi kısık, yumruğu sıkılı değil. Şu halde adaletsizlik kimin suçu? İktidarın mı? Elbette! Ama asıl suç muhalefette, çünkü onlar çelikten sert bir duvara karşı plastik bir kaşıkla savaş açmış gibi... Beceriksiz ve kararsız.
Halk çaresizlik içinde kıvranıyor. Yoksulluk sınırını geçeli çok oldu; insanlar artık açlık sınırında yaşamaya mahkûm. Ama muhalefet? Hâlâ kürsüde laf salatası yapıyor. Yoksulluğa karşı nutuk atıyorlar, yolsuzluğa karşı şiir okuyorlar, adaletsizlik için ağıt yakıyorlar. Peki, nerede eylem? Yok! Çünkü "eylem" kelimesi bunların lügatında yok.
Özgür Özel örneği var elimizde. "Sine-i millete dönelim" dendiğinde ne dedi bu beyefendi? "Tuzak!" Peki soruyorum, arkadaş: Zaten kaybettiğiniz bir şeyin nesini daha kaybedeceksiniz? Ak Parti 23 yıldır ülkeyi istediği gibi yönetiyor. Sen bu halkın sırtına binmiş yükü hafifletmek için ne yapıyorsun? Cevap basit: Hiçbir şey. Koltuk sıcacık, değil mi? Halk açlık sınırında, siz koltuk konforundasınız!
Milletin cebindeki son kuruşu da vergilere, zamlarla çalan bir iktidar var. Ama muhalefet bu kadar uygun bir zeminde bile iktidarı köşeye sıkıştıramıyor. Neden? Çünkü mesele halk değil, mesele kendi yerlerini korumak. Baksanıza, muhalefet milletvekilleri bırakın halkın derdini, meclisin yolunu bile zor buluyor.
"30.000 TL’nin altında asgari ücret olursa bu iktidarı köşeye sıkıştırırız," dediler. Ne oldu? Sesleri duvarlarda yankılandı, ama halkın mutfağına uğramadı. "Esad ile görüşeceğiz," dediler. "Filistin’e gideceğiz," dediler. "Azerbaycan’a gideceğiz," dediler. Gittikleri tek yer seçim kaybedip geri döndükleri parti binaları oldu.
Halk yoksul, çaresiz ve umutsuz. Ama muhalefet hâlâ "Bir dahaki seçimde kazanırız" masalı anlatıyor. Yahu, siz bu halkın son umudusunuz; ama umut olmaktan çoktan vazgeçtiniz. Sizi seçenlere ihanet ettiniz, çünkü halkın yanında değil, koltuğunuzun yanındasınız.
Bu halk, Nasrettin Hoca’nın hikâyesindeki eşek gibi. Önce elinden her şey alındı, sonra da "Eşeğini ara" diye alay ediliyor. Ve siz, Özgür Bey ve diğerleri, bu oyunun figüranısınız. Anladınız mı? Hayır, anlamazsınız. Çünkü bir kez daha seçilebilmenin hayalini kurarken, halkın gerçekleriyle yüzleşmek size zor geliyor.
Ve evet Cumhurbaşkanının fazla bir şey yapmasına gerek yok. Muhalefetin beceriksizliği onun işini zaten kolaylaştırıyor. Allah Recep Tayyip Erdoğan’a ömür verirse, bir dönem daha Cumhurbaşkanı olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü muhalefetin koltuk sevdası, halkın umudunu satıyor.
Yazımızın içeriğini iki cümleyle özetlemek gerekirse, ne demişler; anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.
Muharrem Soğuksu
Okuyucuların Görüşleri
Metin YAVUZ
Bütün Siyasi Partiler AKP nin arka bahçesi olmuş. Eline, Yüreğine, Kalemine sağlık Başkan.
26 Aralık 2024