HTS’nin Gelinleri
Daha insani! bir terör örgütü Suriye’de operasyona başladı. Kim adına: Batı, ABD, İsrail ve Sünni geleneğin tembel temsilcileri korfez ülkeleri adına. Ama bir de bu operasyonun geçmişi var. Gizli servis operasyonu olarak titizlikle örgütlenmiş bir harekatın nihayet su yüzünde görünen kısmı.
Yıl 2010; yer Irak’ta Ebugureyb Cezaevi. Ebubekir El Bağdadi buradan daha insani şartları olan bir başka cezaevine aktarılır. Burada tutuklu olan Ahmed Hüseyin el Şara ile tanışırlar ve birlikte hareket etmeye karar verirler. Ebu Gureyb ceza evinden çıkarılan Ebubekir Bağdadi’nin nereye kadar ABD’nin işine yaradığı, nereden sonar kontrolden çıktığı, bu yüzden ipinin nasıl çekildiğini hepimiz biliyoruz. Peki diğer kahramanımız olan Ahmet Hüseyin el Şara kimdir? Çocukluğu Suudi Arabistan, Golan Tepeleri ve Şam’da geçmiş, el bebek gül bebek, zengin ve başarılı bir ailenin silik ve tembel çocuğu.. Bugün HTS’nin lideri olan Cevlani, Jolani veya Colanı…
Colani Irak’tan Suriye’ye geçirilir ve burada güya el Kaide geleneğinden koparak el Nusra’yı kurar. Operasyon da tam da bundan sonra başlar. Müslümanlığı sonradan kabul etmiş olan Amerikalı bir televizyon muhabiri nasılsa Müslüman olur. El Nusra’nın ikinci adamı ile evlenerek, yönetimin içine girer. Elbette kendisine belirlenmiş bir görev vardır. Bu görev ABD Savunma Bakanlığı ve gizli servisi adına El Nusra’yı şekillendirmektir. El Nusra’nın bu güzel gelini görevini sevgilisinin sıcak yatağında yaparken grubun radikalleri ile çatışır, yaralanır, CIA’daki operasyon timi başkanına tehlike sinyali gönderir.
Türkiye’den izin alan ABD, bu önemli ajanını almak için bir Hellfire R9X, SİHA ve helikopter göndererek kurtarmak ister. Ancak buluşma noktasına ulaşamazlar. Türk sınır devriyeleri tarafından yakalanır ve kimliğini açıklar. O çok özel bir CIA ajanıdır. ABD savunma bakanlığı devreye girerek ajanlarını geri isterler. ABD savunma bakanlığı sözcüsü bu ajan takası sırasında Lindsey Snell’ın El Nusra içindeki görevini açıklamaya yetkili olmadığını söyler. Yapılan operasyonun önemini göstermesi bakımından bu açıklama çok önemlidir.
Lindsey Snell şu anda ABD’nin Ortadoğu algı operasyonunda aynı hızla görevlerini sürdürmektedir. Elbette bu sırada bugün Halep ve Hama’yı alan yarında Humus ve belki de Şam’ı alarak bölgede ılımlı bir Sünni İslam Devleti kuracak olan sevgilisinin yanında çalışmalarını ABD’den devam ettirmektedir.
İkinci güzel gelinimiz de Ans Boersma’dır. Kimdir bu Ans Boersma: Hollanda’nın en saygın ekonomi gazetelerinde biri olan Het Financieele Dagblad’ın Türkiye temsilcisidir. Basın özgürlüğü maskesinin imkanlarından İstanbul’da rahatlıkla yararlanırken HTS’nin üst düzey yetkililerinden Abdülaziz (A….)’nın sevgilisidir. Aralarında öyle bir aşk gelişmiştir ki doğal olarak sevgilisi her dediğini yapabilecek Orta Doğulu şaşkın aşık durumundadır.
HTS içinde liberalleşme görevini tamamlamış olan Abdülaziz damadımızın artık Hollanda’ya kaçırılması, Hollanda istihbarat örgütü ve dolayısıyla CIA ile daha yakından çalışması gerekmetedir. Güzel gelinimiz Ans sevgilisini gizlice Suriye’den Türkiye’ye sokar. Sahte belgeler düzenleyerek Türkiye’den Hollanda’ya kaçıracaktır. Yakından takip eden kahraman görevlilerimiz tarafından Ocak 2019’da şuç üstü yapılarak yakalanır ve Türkiye sınır dışı eder. Tabii Türkiye bir kez daha yabancı gazeteci kimliği taşıyan ajanları sınır dışı ederek ağır bir basın özgürlüğü suçu işlemişti!. Hatta El Nusra’ya silah yardımı yapmakla suçlanarak dünyaya terörü destekleyen ülke konumunda gösterilmek istenir. Yani kamuoyu önündeki oyun başka gerçek bambaşkadır. İğrenç bir şaşkınlıklar komedyası oynanırken el altından bölge yeniden dizayn edilmektedir.
Bugün televizyonlara çıkan anlı şanlı strateji uzmanlarımız lütfen biraz dersinize çalışın ve kamuoyunu en doğru bilgilerle donatın ki tehlikenin farkına varalım. Siz yaygın medyanın yöneticileri lütfen televizyonlara çıkaracağınız uzmanların ne söyleyeceklerini, bu söyleyeceklerinin ne kadar yeni ve önemli bilgi olduğunu öğrenin ve sonra kamuoyu önüne çıkarın. Bölgede Batı ve ABD kontrolünde sözde sünni geleneğe bağlı bir devlet kurulmak istenmektedir. Haritaya bir göz atarsanız Irak, İran ve Lübnan’daki Şii egemen devletlere karşı bu devletlerin tam ortasında kontrollü bir Sünni devlet kurma çabasının olduğunu göreceksiniz.
Bunun Türkiye için sonuçları ne olacaktır. Eğer TÜrkiye’ye karşı böyle bir Sünni devlet kurulursa, Irak’taki hassas durumda göz önünde bulundurulursa yumuşak karnımızda keskin bir kılıç daha devreye girecektir.
Prof. Dr. Alemdar Yalçın
Okuyucuların Görüşleri
Osman Sehrenderlioğlu
Yazı kötümser bir senaryo. Hürrem sultanlar Suriye'de ama Süleyman avare kasnak gibi demeye getirmiş. Vaziyet bu ise bizim de işimiz bitik. Ama Devlet aklının buna müsaade etmeyeceğini düşünüyorum.
08 Aralık 2024
Alemdar Yalçın
Değerli Sehrenderlioğlu burada verilen bilgiler kanıtlı ve açığa çıkmış bilgilerdir. Bu Makale yayına verildiğinde Humus henüz düşmemişti. Şam'ın düşeceği ön görülüyordu. Bundan sonra görev Dünyanın bölgesideki 4. büyük ordusunu almış diplomatlarımıza düşmektedir. Onların nitelikleri ve başarıları gelişmeleri bizim lehimize çevirecektir. Yazıda devletimizin gizli servislerinin olayları ne kadar yakından takip ettiğini anlatmak istedim.
08 Aralık 2024
Sevgi Sever
Kıymetli Hocam ; tam da dediginiz gibi işledi süreç . Birilerinin neden İmralı ya çağrı yaptıgı da anlaşıldı. Bundan sonraki süreçte de alımcı manevralarla sınır bütünlüğümüzü koruyabilir ve kurulacak merkez yönetimin Ülkemiz üzerinde hain oyunlar oynamasına engel olabilirsek ne ala .Kaleminize ,yüreginize saglık.
09 Aralık 2024
Alemdar Yalçın
Değerli Sevgi gösterdiğin ilgi için çok teşekkür ederim. Bundan sonra güçlü bir diplomatik savaş gerekiyor. Merkezi hükümette temsil konusunda çalışılması ve PKK/YPG nin ne pahasına olursa olsun etkileştirilmesi gerekir.
09 Aralık 2024