Orta Doğu Denkleminde Kritik Nokta:
Orta Doğu Denkleminde Kritik Nokta:
Anlaşılan o ki Orta Doğu’da sıcak bir çatışma yayılma eğilimi gösterecek ve Türkiye’yi bu çatışmanın içine çekecektir. Bu konuda toplumun bütün kesimlerini doğru bilgilendirmesi gereken basınımızın kamuyu adım adım doğru bilgilendirmesi çok önemli bir gereksinme olmuştur. Türkiye’nin böylesine bir sıcak çatışmadan en az zararla çıkmasında toplumun doğru bilgilendirilmesinin büyük önemi vardır.
Özellikle haber editörlerinin basının genel ilkelerine titizlikle uyması gerekir. Oysa görüyoruz ki haber yapısının temel ilkelerinden biri olan 5 N/1 K ilkesine titizlikle uyulmamaktadır. Özellikle sosyal medyada okuyucunun haberde uzun süre kalmasını sağlayarak para kazanmak birinci öncelik olarak görülmektedir. Bu basın ahlak yasasının genel ilkelerine de uymayan yanlış sosyal medya mecralarındaki tanınmış haber sitelerinde de bir virüs gibi yayılmaktadır.
Türk basınının amiral gemisi olarak gösterilen yayın organlarımız ve bunların sosyal medya sayfalarındaki haberlerin hiç birinde anlamsal bütünlük yoktur. Yetkililerin özellikle haber-yorum nitelikli haberlere büyük bir özen göstermeleri kaçınılmazdır.
Orta Doğu konusunda yorum yapacak bilim adamı ve yazarların mutlaka ciddi bir hazırlık yaparak medya mecralarına çıkmaları sağlanmalıdır. Yabancı basından aldığı bilgileri Türk kamuoyuna kendi görüşü gibi aktaran kimseler uyarılmalıdır. Türk basın mensuplarının kamuoyunu doğru bilgilendirmesi için;
İsrail neden İngiltere için vazgeçilmez? İsrail neden ABD için vazgeçilmez ve AB ülkelerinin kayıtsız şartsız İsrail’i desteklemesinin sebepleri nelerdir? Bunların araştırılması gerekir. İşte o zaman sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu görülecektir. Avrupa ve ABD’nin ekonomik can damarlarının kimler tarafından nasıl kontrol edildiğini görmek için kahin veya özel alan uzmanı olmaya gerek yoktur.
Batı medyasının değerlendirmelerine göre süreci değerlendirirsek büyük hataya düşeriz. Çünkü kontrollü bir medya ile karşı karşıya olduğumuzu unutmamalıyız. Batıdaki medya kartellerinin patronlarının kimliği ve dünya görüşlerini araştırmak bir basın mensubu için de zor değildir. Bu medya patronlarının ilişkileri üzerine yoğunlaşıldığı zaman durum hemen anlaşılacaktır. Sayıları çok az bağımsız araştırma merkezlerinin internet sayfalarına ve bazı sayısı az bilim adamının değerlendirmelerine odaklanmak gerekir. Eğer onların da sesleri kısılmamışsa.
Burada şunu da belirtmemiz gerekir ki Tevrat ve İncil’in bir arada bulunduğu “Kutsal Kitap” Hıristiyanlar tarafından tek ve kutsal kabul edildiği sürece dünya ekonomisini, siyasetini kontrol eden Hıristiyan dünyasında körü körüne bir İsrail desteğini ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı görülecektir. Daha da tehlikelisi bir “Armagedon” savaşının bütün Hıristiyan dünyasında kabullenilmesi ve benimsenmesi büyük bir dünya savaşını meşrulaştıracaktır.
Siyasal Karar vericiler ve Muhalefet için:
Bölgede İsrail’in yalnız olmadığını sanırım istihbarat birimlerimizden gelen değerlendirmeler ortaya koyuyor. Orta Doğu karıştığı zaman Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın konuya sağlıklı bakıp değerlendirebileceğini düşünmemeliyiz. Batının bütün gizli servislerinin Ortadoğu merkezleri Kahire ve Körfez ülkelerindedir. Bu gizli servislerin 1. ve ll. Körfez savaşında İsrail gizli servisleri ile nasıl ortak hareket ettikleri yine kendileri tarafından açıklanmaktadır. İsrail’in çıkarları ile Anglo-Sakson kuşağı ve Kuzey Avrupa ülkelerinin çıkarlarının ortak olduğunu anlamamak için artık çok saf olmak gerekir.
Suudi Arabistan dahil olmak üzere batı bankalarında trilyonlarca dolar parası olan Arap yöneticilerinin paralarının nasıl bloke edildiğini nitelikli bir ekonomist kadroya incelettirdiğimiz zaman acı gerçek görülecektir. İstemiyorlar ama isteseler bile Arap ülkelerinin Filistin’e destek olmayacağı buradan anlaşılacaktır. Eğer ABD başkan seçimlerinde Trump yeniden başkan olursa yarım bıraktığı bu ekonomik kıskaç, heyecanlı bir Siyonist olan damadı tarafından daha da sıkılaştırılacaktır.
İran’a yapılacak bir askeri operasyon ise ustalıkla Şii-Sünni çatışması olarak gösterilip Sünni İslam dünyası seyirci haline getirilecektir. Kamala Harris’in de Demokrat Parti içindeki güçlü Yahudi lobisinin etkisinden bağımsız hareket edeceğini düşünebilmek yine siyasi bir saflıktır.
Hiç kuşkusuz Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki hareketlilik adım adım izleniyordur. Ancak İsrail bir sıkıntıya düştüğü anda İngiltere ve ABD’nin bölgeye müdahale edeceği gözden uzak tutulmamalıdır. Türkiye’nin geliştireceği dış politikada bu gerçekler çerçevesinde hareket edilmelidir. Doğu Akdeniz, Irak ve Suriye ekseninde askeri hazırlıkların buna göre yapılması gerekmektedir. Son Ermenistan tatbikatları, Ege’de oluşturulmak istenen ABD askeri üsleri ve ortak çıkarma tatbikatları çok açık bir kuşatma harekatıdır.
İran’a üç koldan müdahale etme çalışmalarını dikkatle izleyerek gelişmelerden saat saat bilgi alınması gerekir. Bu kollardan birinin dostumuz ve kardeşimiz Pakistan sınırından olabileceğini unutmamalıyız. Diğer kolunun Azerbaycan-İran sınırından, diğerinin İran Körfezinde olabileceği çok açıktır. Böyle bir müdahalede Çin ve Rusya’nın kendisini destekleyeceğini düşünen İran’ın ne kadar büyük yanılgı içinde olduğu görülecektir. İran sahte diplomatik destek mesajlarıyla yetinen dostlarını o zaman daha iyi tanıyacaktır. Rusya’da karar verici kritik noktalarda ilginç İsrail yanlısı politika yapıcıları böyle sıcak bir çatışma sırasında devreye girecektir.
Dış politikada buna göre planların yapılması iktidar ve muhalefetin güç birliği içinde hareket edebilmesi, sorumsuz beyanlarla siyasal çalkantıdan kaçınılması artık bir zorunluluk halini almıştır. Türkiye’nin potansiyelinin böyle bir bölgesel çatışmada harcaması, geleceğini kendi elleriyle karartması demektir. Bu yüzden toplumun bütün kesimlerinin soğukkanlı ve güç birliği içinde hareket etmesi kaçınılmazdır.
Siyasal karar vericilerin toplumsal gerginliklerin stres patlaması yapabileceği noktalarda hızla tansiyonu düşürmeye özel bir çaba göstermeleri gerekmektedir. Muhalefetin de iç barışın korunmasında yüksek bir hassasiyet taşımalıdır. Toplumsal fay hatlarımız olarak bilinen noktalarda ortaya çıkacak komplolar konusunda azami bir dikkat sarf edilmelidir.
Ekonomik sıkıntı çeken geniş kitlelerin göstereceği masum kitle hareketlerinin provokasyonla yönlendirilmesine karşı sıkıntıları giderici önlemlerin alınmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. İktidarın hızlı karar verilmesi gereken birimlere risk alacak ve inisiyatif kullanabilecek nitelikli personeli yerleştirmesi şarttır. Çünkü bir sıcak çatışma, zaman kullanımını, hızlı hareket etmeyi bir varlık yokluk sorunu haline getirmektedir.
Okuyucuların Görüşleri